Bir çekmecede karsima cikiyor, yazdigin mektuplar. Yillar once ilk bu sehre yollanmis, defalarca sehir degistirmis, sonra yine buraya ulasmis, evler degistirmis, depremden kurtarilmis, her seferinde esyalarin ustunden gecen kimbilir kac farkli el tarafindan acilip okunmus ve icindeki guzellige kiyilamayip saklanmislar.
Bu gece bir daha okudum onlari, iclerinde ne yazdigini unutmusumdur saniyordum, ama okudukca hafizamin derinliklerinden narince suzulup yukari ciktilar, meğer her satir hatirimdaymis.
Sevgin hayatimda gordugum en buyuk seydi, o yuzdendir ki dönüp dönüp ondan bahsediyorum, belki bu defa hakkiyla anlatirim onun hissinin neye benzedigini ve hayatimi nasil ona borclu oldugumu. Gozumun ucunda bir damla gozyasi, bu sevgiyi goklere cikarip pamuklara sarmayi isterken, hoyratca zamanin degirmeninde unufak edip ruzgarlarla savurmus olmanin mahcubiyeti durduruyor o damlayi.
Yazdigin satirlari okurken o gunler capcanli gozumun onunde, o zamanlarin kasvetinin icinde sevgin onume serilmis en guzel hazineydi. Defalarca tessekkur ettim sana bunun icin, daha da ederim ama uygun kacar mi bilemedigimden susuyorum. Ustume alinmiyorum o sevgiyi, kaynak sendeydi ben ancak araci olabilirim. Bir an paylasayim herkes okusun istedim, taze bir asigin kalp atislarindan kesik kesik aldigi solugu. Ne guzel yazmissin, ne guzel sevmissin. Dostlugumuzun ilk aylari, sevgin selale gibi satirlardan, satir aralarindan oyle bir fiskiriyor ki, mektubunu okuyan yureginin onunde dara duruyor.
Biliyorum hersey bir hatiradan ibaret ve isteklerimiz sadece anlik. Iste șu an icin diyeyim, eger uyuyup istedigim anda uyanma sansim olsa: yüzümüz denize dönük, maviye dalmış gozlerimiz, kimsenin olmadigi bir sahil kasabasinda olmak isterdim o guzel kalbinle. Gun gun sabirla, sevgiyle, hirpalanmis kalbini onarirdim. Daha fazla yasamak gerekti bunu anlamam icin ama benim ulasabilecegim en buyuk duygu sevgiymis, ona da seninle ulasmisim. Bu kez olgun kalbimle ve uslanmis aklimla, oylesi saf bir askin bahcesinin gullerini beraber actirirdik.